Karaciğer Yağlanması ve İnsülin Direnci

Alkole bağlı olmayan karaciğer steatohepatiti (NASH) günümüz popülasyonunda %15-30 arasında görülmektedir. NASH insülin direncinin en sık nedenidir ve Metabolik Sendrom ve Tip 2 Diyabet Hastalığı ile birlikte görülür. Karaciğerdeki yağlanma (Alkole bağlı olmayan Karaciğer Yağlanması – NAFLD) karaciğer hücrelerinde inflamasyon (yangı) olasılığını artırır, bu ortam glükoz ve insülin etkisiyle yeni yağ üretimini de (de novo lipogenez) artırır. Sonuçta lipotoksik (yağdan kaynaklanan toksik maddelerin) etkisi ile karaciğerde fibröz (hücre fonksiyon kaybı ve harabiyeti) ve karaciğer harabiyeti artar. Sonuç  NASH ve daha ileri safhada siroz ve karaciğer kanseridir. Bu durumun tanısını koymak üzere birçok tetkik ve teknikler geliştirilmiş olsa da en güvenilir yöntem maalesef karaciğer biyopsisidir. Tip 2 Diyabetik hastalar NASH ve ilerleyici karaciğer fibrozu, siroz ve karaciğer kanseri (hepatosellüler karsinoma) açısından daha yüksek riskli hastalardır. Hayat tarzı değişiklikleri ve obezite cerrahisi gibi kilo verdirici yöntemler bu süreci önleyen en etkin girişimlerdir. İlaç tedavilerinin uzun dönemde karaciğerdeki hücresel dönüşüm üzerine beklenen etkiyi vermediği görülmüştür.

 

Hızlı İletişim
Önceki yazıyı okuyun:
Bariatrik cerrahi artroplastik cerrahi öncesi faydalı bir cerrahidir.

Bariatrik cerrahi artroplastik cerrahi öncesi faydalı bir cerrahidir. Kilolusunuz. Diz problemleriniz var. Ortopedist bu problemi aşmak için kilo vermelisiniz. Yada...

Kapat